1. İçsel Eş (Animus) ve Dış Dünyadaki Yansımalar

Carl Jung’a göre aşk tesadüf değildir. Her kadının bilinçaltında “Animus” adı verilen eril bir güç yaşar.

  • Temel Fikir: Hayatınız boyunca etkilendiğiniz veya öfkelendiğiniz erkekler, aslında içinizdeki bu “Animus”un dış dünyadaki yansımalarıdır.

  • Sorun: Eğer içsel erilinizle (Animus) barışık değilseniz, dış dünyada sizi zorlayan, manipüle eden veya ulaşılamaz erkekleri kendinize çekersiniz. Bu bir tesadüf değil, ruhunuzun “içerideki dengeyi kur” deme şeklidir.

  • Çözüm: İdeal eşi dışarıda aramayı bırakıp, kendi iç dünyanızdaki eril figürle barışmanız gerekir.

    2. Mıknatıs Etkisi ve Dişil Enerjinin Zirvesi

      •  Mıknatısın çekim gücü, içindeki kutupların hizalanmasına bağlıdır. İçinizde eril ve dişil güçler savaşıyorsa, yaydığınız frekans “itici” olur.

      • Eylemsizlik Sanatı: Dişil enerjinin zirvesi, sürekli bir şeyler yapmak veya savaşmak değil; kendi merkezinde, huzurlu ve alıcı bir “eylemsizlik” halinde kalabilmektir.

      • İdeal Eş: İdeal eş, sizin eksik bir parçanızı tamamlayan biri değil; sizin zaten ulaştığınız içsel bütünlüğe eşlik eden bir yoldaştır.

        3. İçsel Otoriteyle (Animus) Barışmak

        •  İçinizdeki ses sürekli “Yapamazsın”, “Sevilmeye layık değilsin” diyorsa, bu terbiye edilmemiş, öfkeli bir Animus’tur.

        • Dönüşüm: Bu sesi susturup yerine kendi zarafetinize odaklandığınızda, içsel eriliniz sizin “koruyucunuz” olur. Siz kendinize güvendiğinizde, dışarıdaki erkekler de size saygı ve güven duymaya başlar.

        • Bolluk Bilinci: Gerçek çekim gücü muhtaçlıktan değil, ruhsal zenginlikten (bolluktan) beslenir.

        4. Kutsal Evlilik ve Alıcılık

        •  Jung, içsel eril ve dişil dengesini “Kutsal Evlilik” olarak tanımlar.

        • Mıknatıs Olmak: Sürekli savunmada olan veya her şeyi kendi yapmaya çalışan (aşırı eril) bir kadın çekim gücünü kaybeder. Mıknatıs etkisi, ancak “alıcı bir boşluk” yaratıldığında oluşur.

        • Avuçları Açmak: İdeal eşi çekmek için hayata karşı avuçlarınızı açmalısınız. Yumruklarınızı sıkıp (zorlayarak) bir şey elde etmeye çalışmak çekim yasasını bozar.

        5. Yansıtmaları Geri Çekmek

        • Bir erkeğe aşırı hayranlık duyduğunuzda, aslında kendi içinizdeki potansiyel gücü (zekayı, cesareti) ona yansıtıyorsunuzdur.

        • Uyarı: Bu yansıtma (projeksiyon) bittiğinde büyü bozulur ve hayal kırıklığı başlar.

        • Çözüm: O gücü (hayran olduğunuz özelliği) sahiplenin. “O çok güçlü” demek yerine “Benim içimdeki güç uyanıyor” deyin. Kendi gücünüze sahip çıktığınızda, dışarıda bir “kurtarıcı” aramazsınız ve muhtaç enerji biter.

        6. Bireyleşme ve Tamlık Hali

        •  “Bireyleşme”, bir başkasına ihtiyaç duymadan tam hissetme halidir. Siz kendinizin “en iyi eşi” olduğunuzda, evren bu tamlığa uygun kişiyi karşınıza çıkarır.

        • Liman Olmak: Siz sarsılmaz bir liman olduğunuzda, en güçlü gemiler bile kıyılarınıza yanaşmak ister.

        7. Gölgeleri Temizlemek (Duygusal Simya)

        •  Bastırılmış öfke, zayıflık veya değersizlik duyguları “gölge”dir. Bunlar temizlenmezse kader olarak karşınıza çıkar.

        • Simya: Acılarınıza ve geçmişinize şefkatle bakıp onları dönüştürmek (simya), sizi ağır yüklerden kurtarır. Hafifleyen enerji, manyetik alanı güçlendirir.

        • Sonuç: Artık kimseyi kurtarmaya veya kimseden kurtarılmaya ihtiyaç duymazsınız. Bu dürüstlük, karşı tarafta muazzam bir güven yaratır.

        Özet Mesaj:

        “İdeal eş, sizin kendinize duyduğunuz derin hürmetin dış dünyadaki yansımasıdır. Kendi merkezinizde kalın, kendi değerinizi bilin. Siz değiştikçe, seveceğiniz kişi de size doğru yola çıkmış olacaktır.”

Tags:

No responses yet

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Latest Comments

Görüntülenecek bir yorum yok.